Özgürlük Ve Demokrasiyi Çizmek – Selda BAĞCAN
Buraya denizi çiziyorsun ya Suları mavilere boyuyorsun Kayıkları koyuyorsun üstüne Sabahı serinliği koyuyorsun Buraya denizi çiziyorsun ya Balıkların iri görüntüsünü...
Buraya denizi çiziyorsun ya Suları mavilere boyuyorsun Kayıkları koyuyorsun üstüne Sabahı serinliği koyuyorsun Buraya denizi çiziyorsun ya Balıkların iri görüntüsünü...
Sana bir gün olsun gülmedi hayat Kaderi berbat Merdo, Merdo Burası gurbet burası gurbet Gelme demedim mi Merdo Dönme demedim...
Şuraya deniz çiziyorsun ya Suları mavileri boyuyorsun Balıkları martıları koyuyorsun üstüne Sabahı serinliği koyuyorsun ya Balıkları martıları koyuyorsun üstüne Sabahı...
Yağmurlu günlerde seviş benimle Kuşlar çinko damı gagalarken Teninin kokusunu değiştiren Yağmurlardan Sıcak öğle sonlarına doğru seviş benimle Buharlar...
Üzülme canım üzülme Umudu toprağa gömme Bekle sabırla bekle Baban yine eve dönecek Günler geçse aylar geçse Kuşlardan haber...
Hasretler ayrılıkla başlar Yanar yürek sessizce ağlar Bütün anılar canlanıverir Sanki hiç bitmemişler gibi Yolu gözlenen giden sevgili Geri dönecekmiş...
Sevdam aşıkları utandırır Aşkı bilmez padişah ferman yazdırır Dağlar sırayla, bana yol verin Yârimi göreyim, düğün edeyim Kara kaşlı...
Keşke seni tanımamış Keşke sevmemiş olsaydım Zincire vurulmuş gibi Sana bağlı kalmasaydım Aşkın mahpushane İçinde ben mahkûm Saçların parmaklık...
Biri görmez gözü ile Görmüş dünyayı özü ile Çalmış söylemiş ölesiye Tek bildiği dilin gözü ile Onun adı Aşık...
Anılar her gün seni ban sorarken Mektubun nihayet geldi gittiğin yerden Güneşe kızdık hatırla yağmura küstük Birkaç ay önce vedalaşırken...
Kendimi esir aldım Çalmadı yine telefonlar Alışırım sanmıştım Yüreğimde sancım var Gel etme nazlı güneş Sensin gönlüme eş Beni...
Savurdun bu gençliği Aşkın kör bahçesini Güneşi yağdırdım kar beyaz düşlere Sen beni anlamadın Aşılmaz duvarları Toz ettim yüreğimde...