Er Meydanı – İbrahim ERKAL
Duy duy duy sesimi Tepeleri göklere erişen dağlar Nehirleri denize dökülen dağlar Feryadı figanı yükselen dağlar Vur vur vur vur...
Duy duy duy sesimi Tepeleri göklere erişen dağlar Nehirleri denize dökülen dağlar Feryadı figanı yükselen dağlar Vur vur vur vur...
Of of of haydi cümbüşe Sazlar sazlar nedir böyle nazlar Bahar gelmiş köyümüze Evimize gönlümüze Atın baştan dumanı Akortlayın kemanı...
Çıkrık ince bel ince ne olur bize gelince Aklım başımdan gider yanarım ince ince Aklım başımdan gider yanarım ince ince...
Bülbülüm altın kafeste (2x) Öter aheste , aheste (2x) Ötme bülbül , yarim hasta (2x) Ah neyleyim...
Samanlıktan Kaldıramadım Samanı da Zühtü Ben Sana Kandım Zühtü Şimdi Gel Sarılmanın Zamanı da Zühtü Ben Sana Kandım Zühtü Evlerinin...
Kul olayım kalem tutan ellere Kâtip arzuhalim yaz yâre böyle Şekerler ezeyim şirin dillere Kâtip arzuhalim yaz yâre böyle Güzelim...
Bir hışımla geldi geçti peh peh peh Kiziroğlu Mustafa Bey hey hey heeey Şu dağları deldi geçti Ağam kim paşam...
Hazan ile geçti şu benim ömrüm Eyle dert bürüdü zar garip garip Ne bir gülüm kaldı ne de dikenim Ağla...
Ömür defterimde sayfa azaldı Karagözlüm yıllar önce nerdeydin Dert çoğaldı gayri kervan yol aldı Kara gözlüm yıllar önce nerdeydin Kaşı...
Gel bu yola doğru gir hey pir doğru yol ara Eğri yol dilersen yar yar ona varılmaz Cennet yakınımdır canım...
Deli Gönül Feryad Etme Boşuna Hal Bilmez Kişiye Yar Olamazsın Bir Mürşide Bağlamazsan Özünü Hakkın Huzurunda Var Olamazsın Medet Sevdiğim...
Gel gönül hüsnü halini bir bilir yarana sor Bab-ı aşkın miftahını bir sahip irfana sor Her tabip aşka yar olmaz...